zifiri karanlık

zifiri karanlık

karanlığın içine saklanmış ay ışığı gibi parlıyorsun sanki geceye değil de bana inat yanıyorsun.........................

yeni mezun

19/8/2007
Kategori: msn ifadeleri

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

şirin bebek

19/8/2007
Kategori: msn ifadeleri

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

şapkalı bebek

19/8/2007
Kategori: msn ifadeleri

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BARIŞ MANÇO'DAN DERS

6/8/2007
Kategori: yazilar1

BARIŞ MANÇO’DAN FRANSIZ SUNUCUYA VERİLEN DERS

 

Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur...
Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir...
Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." demektedir...
Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yanınızda kâğıt para var mı?" diye sorar!
Bu soruya spiker şaşırır ve "evet var ama n'olacak" der...
Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır...
Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir...
Bu şarkının bir bölümü şöyledir:
"Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan"
(Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992)
Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki
Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...
Barış Manço spikere sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?"
Spiker:
"General......." Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan
kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır,
"General.......", "Amiral...........", "Komutan............."
Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra,
bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır... Spikere der ki:
"Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir...
Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür...
Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür...
Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir...
Bizim paralarımız bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar
olduğumuz için paralarımızın arkasına "şairlerimizin",
"düşünürlerimizin","bilim adamalarımızın" fotoğraflarını bastık...
Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş
Adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...
Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri
Canlı yayını keserler ve spikeri oradan kovarlar, başka bir spiker yerine
gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni spiker Barış Manço'dan ve
Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...

BİR TÜRK DÜNYAYA BEDELDİR.

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

sizce kim olabilir ???

6/8/2007
Kategori: yazilar1

Hayatı Çaresizliklerle Dolu Bir Adamın Öyküsüdür

 

7 yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı.

 

8 yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlada kargaları kovalamakla geçirdi.

 

10 yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde yeni okulundaki hocasından dayak yedi. Ailesi onu okuldan aldı. Sinirinde ve korkudan üç gün evinden çıkamadı.

 

17 yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı.

 

24 yaşında tutuklandı. Günlerce sorguya çekildi ve iki ay tek baışına bir hücrede hapis yattı.

 

25 yaşında sürgüne gönderildi.

 

27 yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi bulunduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken kendisi hiç önemsemiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu.

 

30 yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı. Yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı.

 

37 yaşında böbrek hastalığından Viyana’da iki ay hasta ve yalnız halde yattı.

 

37 yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı.

 

38 yaşında Savunma Bakanı tarafından görevinden atıldı.

 

38 yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi bile yoktu ve başkasından bir redingot ödünç aldı. Artıca cebinde sadece 80 lirası vardı.

 

38 yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı.

 

38 yaşında en yakın beş arkadaşından üçü Onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.

 

39 yaşında idam cezasına çarptırıldı.

 

 

                                               SONRA NE Mİ OLDU?

 

 

42 yaşında TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI oldu.

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı